5 Nisan 2011 Salı
HAYDAR REVİ, YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ
Trabzon İl Genel Meclisi Başkanlığına yeniden Haydar Revi seçildi.
Trabzon İl Genel Meclisi Başkanlığına yeniden Haydar Revi seçildi. Revi 48 meclis üyesinin 44’ünü oyunu aldı. Bu arada il encümen üyeliklerine de seçim yapıldı, yeni encümen üyeleri Arzu Yalçınalp, A. Refik Yıldız, Kenan Haçkalı, Selahattin Genç ve Yılmaz Yavuz seçildi. Revi’nin vekilleri ise Salih Yavuz ile Yüksel Coşkun oldu.
Trabzon İl Genel Meclisi Başkanlığına yeniden Haydar Revi seçildi
Revi, üç yıl bu görevi yürütecek. Meclis Başkanlığına Revi’den başka aday çıkmadı. Ak Parti Gurubu bazı görevlerle ilgili yapılan seçimlerde fire vermesi de dikkat çekti.
Haydar Revi, meclis başkanlığı için 44 oy aldı.
Bir kişinin katılmadığı, bir kişinin de izinli olduğu oylamada Revi, 44 oy aldı, 4 oy da boş çıktı.
Başkan Vekilliği oylamasında da Yomra İl Genel Meclisi Üyesi Salih Yavuz ile Dernekpazarı Meclis Üyesi Yüksel Coşkun Başkan Vekili seçilirken, Başkanlık Divanı katip üyeliklerine de Hasan Albayrak ile Kamuran Akpınar seçildi..
EN KRİTİK GÖREVE DE SEÇİM YAPILDI
İl Genel Meclisini, İl Encümeninde temsil edecek meclis üyeleri de seçimlerde belli oldu. Tamamı Ak Parti grubundan seçilen il encümen üyeleri şu isimlerden oluştu. Arzu Yalçınalp (Merkez), A.Refik Yıldız (Tonya), Kenan Haçkalı (Akçaabat), Selahattin Genç (Sürmene), Yılmaz Yavuz (Maçka).
REVİ : ”TRABZON’UN MOTOR GÜCÜ OLACAĞIZ”
Yeniden İl Genel Meclisi Başkanlığına seçilen Haydar Revi; İl Genel Meclisi’nin Trabzon’un motor gücü olduğunu, lokomotif görevini yapmaya devam edeceğini belirtti.
Revi, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da meclisin kendisine verdiği bu onurlu görevi yerine getirirken tüm meclis üyelerinin sağduyusu ile başarıyı yakalayacağını ifade ederek;
“İl Genel Meclisi olarak kimseye hiçbir kuruma yatırıma ve ilerlemeye köstek değil desteğiz. Bütün meclis üyesi arkadaşlarımız da aynı düşüncededir” dedi.
MECLİSE YENİ ÜYE
Öte yandan Beşikdüzü İl Genel Meclisi üyesiyken CHP’den milletvekili aday adayı olan Sedat Gözaçan’ın istifası ile boşalan üyeliğe yine Beşikdüzü’den CHP’li üye Ali Rıza Sezgin geldi. Sezgin, ilk oturumda görevine başladı.
Öte yandan İl Genel Meclisi İhtisas Komisyonları da belli oldu.
Komisyonlar şu şekilde oluştu:
PLAN BÜTÇE KOMİSYONUNA
1- Ahmet ÇAPOĞLU
2- Harun DEMİRCİ
3- Mustafa HACIABDULLAHOĞLU
4- Mustafa Hikmet EYÜBOĞLU
5- Murat YILMAZ
6- Uğur AYDIN
7- Yahya TİLKİ
MİLLİ EĞİTİM KOMİSYONUNA
1- Ekrem DUMAN
2- Harun DEMİRCİ
3- Mehmet KARA
4- Osman KARA
5- Şenol BAHADIR
KÜLTÜR VE SOSYAL HİZ. KOMİSYONUNA
1- Erol NURAL
2- İrfan ÇELİK
3- Halim KAYA
4- Murat YILMAZ
5- Zeki CİN
TARIM KOMİSYONUNA
1- Hasan ALBAYRAK
2- Hasan YİĞİT
3- Hasan YILMAZ
4- İbrahim ÖZTÜRK
5- Salih ERGÜN
GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONUNA
1- Halim KAYA
2- Haydar GÜRSOY
3- Hüseyin DERELİ
4- Kamuran AKPINAR
5- Mehmet KARA
ALTIN BEBEK DOSTU VE KADIN HAKLARI KOM.
1- Arzu YALÇINALP
2- Erol NURAL
3- Kemal HALİL
4- Salih YAVUZ
5- Yüksel ÇOŞKUN
İMAR - BAYINDIRLIK KOMİSYONUNA
1- Arslan DİLAVER
2- Hasan ALBAYRAK
3- Hasan YİĞİT
4- Selahattin ÇEBİ
5- Şenol BAHADIR
6- Yüksel ÇOŞKUN
7- Zeki CİN
İÇİŞLERİ VE MECLİS KARARLARI İNCE. KOM.
1- İbrahim ÖZTÜRK
2- Hasan TONYA
3- Hasan YILMAZ
4- Haydar GÜRSOY
5- Osman KARA
ÇEVRE VE SAĞLIK KOMİSYONUNA
1- Ekrem DUMAN
2- Emin ZURNACI
3- Kamuran AKPINAR
4- Rıfat YAVUZ YILMAZ
5- Salih ERGÜN
SANAYİ VE TİC. ESNAF KOMİSYONUNA
1- Ahmet ÇAPOĞLU
2- İrfan ÇELİK
3- Mustafa HACIABDULLAHOĞLU
4- Selahattin ÇAVDAR
5- Yahya TİLKİ
BASIN YAYIN HALKA İLİŞKİLER KOM.
1- Emin ZURNACI
2- Hasan TONYA
3- Haydar GÜRSOY
4- Hüseyin DERELİ
5- Selahattin ÇAVDAR
AVRUPA BİRLİĞİ DİŞ İLİŞKİ. VE ARGE KOM
1- Arslan DİLAVER
2- Muhammet BALTA
3- Rıfat YAVUZYILMAZ
4- Selahaddin ÇEBİ
5- Uğur AYDIN
HABER: Erdoğan TAFLAN – 04.04.2011 Pazartesi
EMNİYET TEŞKİLATININ 166. KURULUŞ YILI KUTLANIYOR
Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, Emniyet Teşkilatının kuruluşunun 166. yıl dönümü kapsamında Trabzon Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen sergiye katıldı.
Polis araç ve gereçlerinin tanıtıldığı serginin açılışına Vali Kızılcık’ın yanı sıra İl Emniyet Müdürü Feridun Boz, Jandarma İl Alay Komutanı Albay Dursun Ertuğrul, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun katıldı.
Emniyet Teşkilatının kuruluşunun 166. yıl dönümünü kutlamanın mutluluğu içerisinde olduklarını dile getiren Vali Kızılcık;
“Emniyet Teşkilatımızın kuruluşunun 166. yıldönümü kapsamında Emniyet Teşkilatımızın kullanmış olduğu aletlerin sergisinin açılışına katılmış bulunuyoruz. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Emniyet Müdürümüz olmak üzere teşkilat mensubu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Emniyet Teşkilatımız için daha nice 166. yıllara diyoruz” şeklinde konuştu.
Emniyet Teşkilatına olan ihtiyacın her geçen gün bir kat daha arttığını kaydeden Vali Kızılcık, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:
“Toplum geliştikçe maalesef suç ortadan kalkmıyor. Suç ve suçluyla mücadelede güvenlik teşkilatlarımıza olan ihtiyaç daha da artıyor. Suçların önlenmesi, suçluların yakalanması ve adalete teslim edilmesi için teşkilatımızın çağın koşullarına kendilerini adapte etmeleri gerekiyor. Bu çerçevede teşkilata olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Emniyet Teşkilatımız toplumumuzun huzur, güvenlik ve esenliğinin temelidir” dedi.
Emniyet Müdürlüğü Brifing Salonu'nda 1 hafta süreyle açık kalacak olan sergiyi vatandaşlar da ziyaret edebilecek. (VB)
TRABZON HABER AJANSI - 04.04.2011 Pazartesi
MHP; ADAYLARINI SANAL ORTAMDA BELİRLİYOR
MHP, 24.Dönem Milletvekili Adaylarını Sanal Ortamda Belirliyor.
AK Parti tüm illerde temayül yoklaması, CHP 29 ilde ön seçim yaparken MHP ise 12 Haziran Genel Seçimi için milletvekili adaylarını sanal ortamda belirliyor.
MHP'ye milletvekili aday adayı olarak başvuranların adaylıkları www.mhpbilgi.com adresinden geçiyor.
MHP; AK Parti ve CHP'nin aksine temayül yoklaması ve ön seçim yapmazken daha az maliyetli olan bir seçim sistemiyle adaylarını belirleme yolunu seçti.
Partili iki bilgisayar mühendisi tarafından kurulan sistem, parti üyelerine özel şifre veriyor.
MHP üyelerinin TC kimlik numarası ve cep telefonu numarası girmesi karşılığında SMS'le gelen şifreyle girilen sayfada parti üyeleri kendi illerindeki aday adaylarına oy vermeye başladı.
Şu ana kadar 30 binden fazla MHP üyesinin oy kullandığı sistemin ana sayfasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuya ilişkin bir de açıklaması yer alıyor.
Mesajında, 12 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olmayı hedeflediklerinin altını çizen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; oyların adayların belirlemesinde çok etkili olacağına dikkat çekiyor:
"İlinizden Milliyetçi Hareket Partisi'ne milletvekili aday adayı olarak başvuran değerli şahsiyetlerle ilgili kanaatleriniz, yapacağımız değerlendirmelerde büyük önem arz etmektedir. İlgilerinizi rica ederim" dedi.
Sistem üzerinden MHP üyelerine yöneltilen sorular ise şöyle:
• "Aşağıda adı verilen milletvekili aday adaylarının partimizden milletvekili adayı olmalarını nasıl karşılarsınız?”
• “Sizce, ilinizde partimizin aday sıralaması nasıl olmalıdır.”
Y.Kaynak: www.medyatrabzon.com - 04 Nisan 2011 / 20:05
3 Nisan 2011 Pazar
CHP’DE MİLLETVEKİLLİĞİ ADAY YOKLAMASI SONUÇLANDI
CHP Trabzon’da yapılan milletvekilliği aday adaylığı yoklamasında oylama sona erdi. Buna göre; Akçaabatlı Milletvekili aday adayı Ali Türen Öztürk 1. Sıra yer aldı.
Akçaabat’ta 570, Düzköy’de 450 ve Trabzon genelinde ise 6955 partili oy kullandı.
CHP Trabzon’da yapılan milletvekilliği aday adaylığı yoklamasında oylama sona erdi. Buna göre Akçaabatlı milletvekili aday adayı Akçakale eski Belediye Başkanı Ali Türen Öztürk, aldığı 2 bin 95 oy ile 1. sırada yer aldı.
Eğer sürpriz bir gelişme olamazsa CHP Trabzon’da milletvekilliği seçimlerinde 1. Sıra adayının M. Volkan Canaalioğlu’nun olması beklendiği sıralamada, milletvekili adayı adayı Ali Türen Öztürk, 12 Haziran milletvekilliği seçimlerinde 2. Sırada kendisine yer bulmuş olacak.
İŞTE TRABZON SONUCU
Bu sonuçlara Göre Milletvekilliği Sıralaması
1. Volkan Canalioğlu
2. Ali Türen Öztürk
3. Sedat Gözaçan
4. Güzide Uzun
5. Ahmet Kaya
6. Ali Koç
1 Ali Türen Öztürk 2095
2 Sedat Gözaçan 1934
3 Güzide Uzun 1834
4 Ahmet Kaya 1831
5 Ali Koç 1692
6 Haluk Pekşen 1678
7 Nurcan Göç 1616
8 Murat Özçilingir 1493
9 Mehmet Kocabaş 956
10 A.Şefik Mollamehmetoğlu 925
11 Dilaver Batu 701
12 Cemil Boz 644
13 Rasim Çebi 616
14 Osman Şahinler 334
15 Ferda Kudunoğlu 308
Y.KAYNAK: www.akcaabathaber.com – 03.04.2011 Pazar
TRABZON İl GENEL MECLİSİNDE YARIN SEÇİM VAR
Trabzon İl Genel Meclisi; yarın ki, Nisan ayı toplantısında bütün organlarında yapacağı seçime odaklandı. Bu amaçla İl Genel Meclisi, yarın (04.04.2011 Pazartesi) saat 10.00’ da aşağıdaki yoğun gündem ile gündem ile toplanacak.
Yarınki Gündem: SEÇİM
1-İl Genel Meclisi Başkanı seçimi.
2-Meclis Başkan Yardımcıları seçimi.
3-Meclis Divan üyeleri seçimi.
4-Meclis Encümen üyesi seçimi.
5-Meclis Komisyonları seçimi.
6-Grup Başkanlığı seçimi.
HABER: Erdoğan TAFLAN - 03.04.2011 Pazar
TOPAL OSMAN AĞA ANILDI
Törende Topal Osman Ağa hakkında konuşma yapan Giresun Üniversitesi Öğretim Görevlisi İsmail Bozalioğlu, “Karadeniz’de Türk’ün var oluşunda emeği geçen 40 yaşında hayata veda eden, gözü pek, Türk’ü seven, cesur bir yiğitti o” dedi.
Osman Ağa Parkı’nda gerçekleştirilen törene Vali Dursun Ali Şahin, Belediye Başkanı Kerim Aksu, Jandarma Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Erhan Güder, Şehit ve Gazi Dernekleri, siyasi parti temsilcileri, İstanbul’da bulunan Giresun Dernekler Federasyonu, Bursa’da bulunan Giresunlular Derneği temsilcileri ve Giresunlular katıldı. Anma törenine Osman Ağa anıtına çelenk sunumuyla başlanıldı.
Törende Topal Osman Ağa hakkında bir konuşma yapan Giresun Üniversitesi Öğretim Görevlisi İsmail Bozalioğlu, Topal Osman Ağa’yı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunda Pontus hayallerinin söndürülmesinde ve Karadeniz’de Türk’ün var oluşunda emeği geçen 40 yaşında hayata veda eden, gözü pek, Türk’ü seven, cesur bir yiğit olarak ifade etti. Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu ise yaptığı konuşmada;
“Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı sürecinde kanıyla, canıyla, malıyla mücadeleye katılan, işgallere karşı ilk tepkisini büyük bir mitingle veren ve cephelere iki gönüllü alayla koşan tek il Giresunlu olmanın onur ve gururu içerisindeyiz.
Bize işgal edilmemiş bir kent bırakan Hüseyin Avni’nin gardaşlarını, Osman Ağa’nın gözü kara, şahan bakışlı evlatlarını, cephede kanlarıyla bir horon oynar gibi omuz omuza ölüme yürüyenleri, 42. ve 47. Gönüllü Alayları’nın gökçe fidanlarını hiç unutmadık” dedi.
Giresun Valisi Dursun Ali Şahin ise gazetecilerin soruları üzerine Topal Osman ile ilgili olarak; “Türkiye’nin temellerinin atılmasında, temel taşı olanlardan biri olmuştur. Gözü kara hiç düşünmeden düşmana saldıran büyük riskleri alabilen büyük bir şahsiyettir. Sadece Giresun’un değil Türkiye’nin yüce şahsiyetlerindendir” diye konuştu.
Daha sonra Giresun Kalesi’ndeki Osman Ağa’nın mezarı başında Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi.
www.takagazete.com - 03.04.2011 09:25:47
NOT: Bilinen adıyla Topal Osman Ağa, gerçek adıyla Osman Firudunoğlu; Kurtuluş Savaşında büyük yararlıklar göstermiş, kurduğu çetesiyle birçok savaşa katılmış Giresunlu bir çete komutanıdır. Bir süre Giresun Belediye Başkanlığı yapmıştır.
Cumhuriyetin ilk kuruluşunda Büyük Önder Mustafa kemal Atatürk'ün yanında yer almış ve Çankaya'da Muhafız Alayı Komutanı olarak çetesiyle birlikte görev yapmıştır. Düzenli orduya geçişte çetelerin islahı için çalışılmış, bazı disiplin sorunu çıkaranlar disiplin altına alınmaya başlayınca bazı sorunlar çıkmaya başlamışltır.
Gözden düşeceğini düşünen Topal Osman Ağa, Mustafa Kemal Atatürk'ün gözünden düşmemek için çok iyi dostu olan ancak TBMM'de zaman zaman Atatürk'e karşı güçlü muhalefet gösteren Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Beyi, hasta olduğu gerekçesiyle Ulus civarındaki evine çağırtmış, önceden hazırlanan mizansenle kahve ikramı sırasında adamlarına Ali Şükrü Beyi boğduttuğu gerekçesiyle halkın infialini önlemek adına bizat Gazi'nin emri ile çıkan çatışmada yaralanmış ve hastaneye götürülürken Kahraman bir çete reisi infaz edilerek, öldürülmüştür.
Esasen Topal Osmana Ağa, Karadeniz Bölgesi'nde Yunanistan istihbaratınca destek gören Pontus hayalcilerine karşı tavizsiz olmasıyla tanınmıştır.
CHP’DE BÜYÜK YARIŞ
Genel Merkez tarafından birinci sıra kontenjana ayrılan Trabzon’da diğer 5 milletvekili adayı için 15 kişi sandıkta ter döküyor. Trabzon 19 Mayıs Kapalı Spor Salonundaki olan ön seçimde 6 bin 866 parti üyesi oy kullanmaya başladı.
Cumhuriyet Halk Partisinde milletvekili aday adayları bugün sandığa gidiyor. Genel Merkez tarafından birinci sıra kontenjana ayrılan Trabzon’da diğer 5 milletvekili adaylığı için 15 kişi sandıkta ter dökmeye başladı. 19 Mayıs Kapalı Spor Salonunda yapılacak seçime üyelerin katılımı ile gerçekleşecek. Bugün (Pazar Günü) saat 08.00-17.00 saatleri arasında başlayan seçimde merkez ilçede 2 bin 426, diğer ilçelerde kurulacak sandıklarda ise 4 bin 440 olmak üzere toplam 6 bin 866 parti üyesi oy kullanacak. Bir üye en az 3, en fazla 5 adaya oy kullanabilecek. 3 oydan az, 5 oydan fazla kullanılacak oy pusulası geçersiz sayılacak. Seçim sonunda en fazla oy alan 5 aday CHP’nin Trabzon’daki kontenjan adayı hariç, 2,3,4,5 ve 6.sıra milletvekili adaylar olacaktır.
CHP Genel Merkezinin Trabzon’a ayırdığı birinci sıra kontenjanının Genel Başkan Yardımcısı eski Trabzon Belediye Başkanı M. Volkan Canalioğlu’na kullanacağı ifade ediliyor.
CHP Trabzon İl Başkanı Yavuz Karan ise partinin son derece hareketli olduğunu belirterek, "Muhteşem bir atmosfer içerisindeyiz. Bugünkü yarış CHP’nin büyümesi adına yapılacak olan bir yarıştır. Biz herkese eşit uzaklıktayız. Sonuçta kazanan CHP olacaktır. Sandıktan çıkacak olan sonuç herkesin içine sindireceği bir netice olacaktır. CHP üyeleri çok akılı bilgili donanımlı insanlardır. Parti için en iyi sonucu alacağız. Verecekleri karar en güzel karar olacaktır" dedi.
Trabzon’da bugün yapılmakta olan ÖN SEÇİM’de yarışacak olan aday adayları şunlar:
Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu,
Ali Türen Öztürk,
Mehmet Kocabaş,
Murat Özçilingir,
Nurcan Göç,
Haluk Peşken,
Sedat Gözaçan,
Ahmet Kaya,
Ferda Kudunoğlu,
Osman Şahinler,
Daver Batu,
Cemil Bozbaş,
Rasim Çebi,
Güzide Uzun,
Ali Koç.
Y.Kaynak: www.takagazete.com - 03.04.2011 09:23:10
TRABZON’DA KANSERE İYOTLU TEDAVİ
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Erdöl, “İsmi onkoloji hastanesi olarak anılmasa da numune hastanemiz onkoloji hastanelerinin yaptığı tüm tedavileri yapabilecek konuma geldi” dedi.
Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ‘Radyoaktif İyot Odası’nın açılışıyla, artık Trabzon’da kanser hastalığının teşhis ve tedavisi gerçekleştirilebilecek.
Açılış öncesi hastanenin konferans salonunda düzenlenen bilgilendirme toplantısına, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl, Trabzon Vali Yardımcısı Orhan Eyövge, İl Sağlık Müdürü Kemal Süleyman ile hastane personeli katıldı.
Erdöl, tıbbın ve insanoğlunun geliştiğini belirterek; “Ülkemiz geliştikçe, aynı gelişmiş ülkelerdeki gibi, enfeksiyon hastalıkları bir kenarda daha az görülmeye, bulaşıcı olmayan hastalıklar ise ön plana çıkmaya başladı. Bunlar içerisinde şeker hastalığı, astım, obeziteyi sayabiliriz, ama en önemlisi kanserler. Başımızın, çağımızın belası kanserler gerçekten problemli bir hastalık” dedi.
Bu hastalıkla mücadele konusunda Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, ismi onkoloji hastanesi olarak anılmasa da onkoloji hastanelerinin yaptığı tüm tedavileri yapabilecek bir konuma geldiğini vurgulayan Erdöl, şöyle devam etti: “Artık bir onkoloji hastanesinde ne yapılır derseniz, işte şu anda Trabzon’da Numune Hastanemizde de o yapılıyor.“
Trabzon’un çevre il ve ülkelerden kanser hastalarının tedavisine talip olduğunu ifade eden Erdöl; “Özellikle Gürcistan’dan radyoaktif iyot servisini bekleyen hastalar vardı. Bunu biliyoruz. Sağlık turizminde hastalar, böyle önemli merkezlere tedavi veya teşhis amaçlı arzularıyla gelirler.
İşte bu arzuyu oluşturacak bir onkoloji merkezine Trabzon kavuştu” diye konuştu.
Hastane başhekimi Prof. Dr. Ekrem Algül ise kanser konusunda hastanelerinde en son teknoloji ürünlerinin yer aldığını dile getirerek, açılışını yapacakları radyoaktif iyot odasının 245 bin liralık bir yatırımla oluşturulduğunu, böylece hastanelerinde bu konudaki zincirin son halkasının da tamamlandığını kaydetti.
Toplantı sonunda, hastanede kanser tedavisi görerek sağlığına kavuşan ilk kişi olan ve ismi açıklanmayan hasta, kürsüye gelerek, hastane yönetimine teşekkür etti, Başhekim Algül’e çiçek verdi.
Erdöl ise İl Sağlık Müdürü Kemal Süleyman ile başhekim Ekrem Algül’e, TBMM Kanser Araştırma komisyonunun kitaplaştırılan kanser raporunu hediye etti.
Programda Başhekim Algül de Cevdet Erdöl’e katkılarından dolayı plaket takdim etti. Toplantıya katılanlar daha sonra hastanenin onkoloji servisinde yaptırılan Radyoaktif İyot Odası’nın açılışını gerçekleştirdi.
www.takagazete.com - 03.04.2011 09:24:40
MEHMET ÇAKIROĞLU HOCA TEDAVİ GÖRÜYOR
Trabzon’un sevilen simalarından Oflu Mehmet Çakıroğlu Hoca(77), Hastanede tedavi görüyor.
Trabzon’un sevilen ilim ve irfan ehli hocalarından Oflu Mehmet Çakıroğlu Hoca(77), rahatsızlığı nedeniyle Trabzon Fatih Devlet Hastanesi 4. Kat, 409 no.da tedavi görüyor. Büyük bir halsizlik içerisinde olan Çakıroğlu için henüz teşhis konulmamış durumda.
Mehmet Çakıroğlu Hoca, Of’a bağlı Çataldere Köyü, Çakırlı Mahallesi’nden olup halen Of Merkez’de ikamet ediyor. En son Of’a bağlı Oğullu Köyü’nde İmam Hatip olarak görev yaptıktan sonra kendi isteği ile emekli oldu.
Çakıroğlu Hoca, 3’ü kız, 2’si erkek olmak üzere toplam 5 çocuk babasıdır.
İLESAM’DAN KAYSERİ’DE SEMİNER
İLESAM; 1 Nisan 2011 Cuma günü saat 10’da Kayseri Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi Konferans Salonun’da, “Telif Hakları Bilincinin Eğitim Kurumları ve Ülke Genelinde Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” konulu seminer verdi.
İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, Kayseri Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi Konferans Salonun’da, 1 Nisan 2011 Cuma günü saat 10’da “Telif Hakları Bilincinin Eğitim Kurumları ve Ülke Genelinde Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” konulu seminer verdi.
Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, konuşmasında telif hakları ihlallerinden ve korsan kavramından bahsetti. Telif hakkının bir kutsal hak olduğunu belirtti ve korsandan kitap, CD vb gibi ürünleri alanların kul hakkını çiğnenmiş olduğunu söyledi.
Parmaksız, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte bugüne kadar 15 il de üniversitelerde telif hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla programlar düzenlediklerini belirtti.
Korsanın hayatın her alanına girdiğine dikkati çeken Parmaksız, korsanla mücadele için önemli çalışmalar yaptıklarını anlattı. İLESAM’ın 60 ilde korsanla mücadele konusunda İl Denetim Komisyonu üyesinin var olduğunu, korsan adlı virüsün bir an önce önünün kesilmesi gerektiğini ifade eden Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Korsan herhangi bir şekilde yazarından ve yayınevinden izin almadan çoğaltılan, basılan ve yayınlanan her türlü eser için kullanılır.
Herhangi bir kopyalama merkezine veya fotokopi çeken bir yere gidip, ister üniversite olsun ister kopyalama merkezi olsun bir kitabın aynısını çektirdiğimiz zaman o da korsandır.
Korsan hayatımızın her alanında var olan bir şeydir. Bununla mücadele için herkesin elinden geleni yapması gerekir. Telif hakkı kavramı insanlarımız tarafından bilinmiyor.
Özellikle şair-yazar ve akademisyenlerin İlesam’a üye olmamasını bir türlü anlayamıyorum. Nasıl arabamızı ve evimizi kasko veya sigorta ettiriyorsak, eserlerimizi de İLESAM’a üye olarak sigorta ettirebiliriz. Eserlerimiz; evimiz ya da arabamız kadar değersiz mi? ’’
İLESAM’ın 1986 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan ilk meslek birliği olduğunu anımsatan Parmaksız, ilim ve edebiyat alanında önemli çalışmalar yaparak, Türkiye’ye bu hakkı anlatmakta kararlı olduklarını sözlerine ekledi.
Konferans, İlesam Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Pehlivan Uzun, İlesam üyesi Prof. Dr. İsmail Görkem ve Süleyman Karacabey tarafından da takip edildi.
Program sonunda Parmaksız, izleyicilerin sorularını cevapladı. Konferansın sonunda İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, İLESAM olarak her platformda telif haklarının savunucusu olacaklarını ve korsanla mücadele edeceklerini bu konularla ilgili seminer ve konferansların devam edeceğini, yürütmekte oldukları projenin 22 Nisan 2011 Cuma günü Erzincan Üniversitesi'nde verecekleri seminerle son bulacağını söyledi.
TRABZON’DA YOĞUN SİS
Trabzon’da her yıl ilkbahar aylarında yaşanan yoğun sis yine etkin durumda. Sis nedeniyle karayollarında görüş alanı daraldığından sürücülerin araç kullanılırken çok dikkatli olmaları gerekiyor. Hatta sis nedeniyle zaman zaman uçak seferleri aksamakta…
Şehir içlerinde bile görülen yoğun sis insanı karamsarlığa itmektedir. İnsanlar, ilkbaharla birlikte hareketlenen doğada havaların bir an önce açmasını arzulamakta.
Bu durumun en az bir hafta daha etkin olacağı ve hava sıcaklıklarının ise mevsim nomallerinin altına düşeceği ifade edilmektedir.
KARİKATÜRİST HARUN YAVRUOĞLU ‘DEDE’ OLDU
Karikatürist Yazar Harun Yavruoğlu’nun kızı Yavuz Selim Kemik Hastalıkları Fizyoterapisti Elif Köse’nin 01 Nisan 2011 Cuma Günü Trabzon Özel Karadeniz Hastanesinde zorunlu olarak sezaryenle yaptığı doğum sonucu nur topu gibi sağlıklı bir erkek çocuğu dünyaya geldi.
Karikatürist Yazar Harun Yavruoğlu, ilk torun sahibi ve dede oldu.
Baharın ve yeniden doğuşun başlangıcı olan Nisan 1’le Dünyaya merhaba diyen genç yavruya Allah’tan hayırlı ömür ve iki cihan saadeti diler, Yavruoğlu ve Köse Ailelerini tebrik ederiz.
TRABZON HABER AJANSI – 02.04.2011 Cumartesi
“İSLAM'I NİÇİN KABUL ETTİM?”
www.timeturk.com - 02 Nisan 2011 Cumartesi
Michael Wolfe* / TİMETURK
Amerika’da 25 yıl yazarlık yaptıktan sonra, kinizmimi(1) biraz yumuşatayım istedim. Yeni kavramlar arıyordum, farklı bakabilmek için.
Bu çevrede bazı ihtiyaçları kişinin yetiştirilme tarzı belirler. Çoğulcu geçmişimden dolayı, ırkçılık ve özgürlükle ilgili konulara tabiatıyla büyük önem veriyordum.
Sonra 20’li yaşlarımın başında, 3 yıllığına Afrika’ya gittim. Benim için yapıcı bu süre boyunca, farklı kabilelerden siyahlar tanıdım. Araplarla, Berberilerle ve hatta Müslüman Avrupalılarla karşılaştım. Genellikle bu kişiler, Batının ırkla ilgili saplantısını paylaşmıyorlar, ırkı sosyal bir kategori olarak görmüyorlardı. Karşılaşmalarımızda, farklı renkler çok nadir önem taşıyordu. Önce hoş karşılanıyordum arkasından liyakatim tartılıyordu.
Buna mukabil Avrupalılar ve Amerikalılar, ırkçı tanımlamalardan uzak olanlar dahi, insanları ırklarına göre sınıflandırır. Müslümanlar insanları inançları ve işlerine göre sınıflandırıyordu. Bunu faik ve ferahlatıcı buldum. Malcolm X, ulusunun kurtuluşunu burada görmüştü: “Amerika’nın İslam’ı anlamaya” ihtiyacı var diye yazmıştı, “çünkü bir toplumu ırk sorunundan temizleyen tek din bu” diyordu.
Materyalist kültürün yalnızlaştırıcı kavramlarından kaçış yolu da bakınıyordum. Ruhsal boyuta erişim istiyordum fakat çocukken bildiğim geleneksel yollar kapalıydı. Babam bir Yahudi’ydi annem bir Hıristiyan. Melez geçmişim nedeniyle, her iki dinde de ayağım vardı. Her iki inanç da hiç şüphesiz engindi. Buna rağmen seçilmiş bir halka vurgu yapılmasını desteksiz buluyordum; diğeri, bir gizeme dayalı olarak, çekiyordu beni. Bir yüzyıl önce anne tarafımdan büyük-büyük-büyükannemin adı Ohio Hamilton’daki İsa Kilisesi ana caddesindeki bir vitrayda yer alıyordu. O zamanlar 20 yaşındaydım, bu bana bir anlam ifade etmiyordu.
Bunlar hayatımın ilk zamanlarının sağladığı kavramlardı. Şu an üzerinde düşündükçe, Müslüman Afrika’daki deneyimlerimi daha çok anımsıyorum. Fas’a 1981 ve 1985’teki iki seyahatimde, orada duyumsadığım dengeli hayatla Afrika kıtasının çok az ilgisi olduğunu fark ettim. Yani, nihayetinde peşine düştüğüm bir kıta olamazdı, ne bir teşekküldü ne de başka bir şey. Birlikte yaşayabileceğim bir çerçeve, şu an yaşadığım hayata uygulanabilecek ruhsal kavramlar dağarcığı arıyordum. Karşılığında kültürümü “takas etmek” istemiyordum. Yeni manalara erişim istiyordum.
Bir akşam yemeğinin ardından ellerimi yıkamak için banyoya gittim. Yokluğum esnasında Ortodoks Hasidi Yahudiler dış kapıda dua etmek için sıraya girdi. Bitirdiğim sırada, beni fark etmeyecek kadar dalmışlardı. Banyodan çıkarken, kapı kolunu zor çevirdim. Koridora adım atmak mümkün bile değildi.
Kafam kapıdan dışarı uzanmış, cemaatin sırtlarına bakabilecek şekilde zar zor durabiliyordum. Avuçlarına sığan dua kitaplarıyla etkileyici bir manzara teşkil ediyorlar, zikrederken kitaplarını göğüslerine hafifçe vuruyorlardı. Yavaş yavaş hareketleri değişmeye, rock&roll’un yumuşak salınışına dönüştü. Bitirinceye kadar banyo kapısından onları izledim, ardından koridora çıkıp masama geçtim.
O gece daha sonra Brüksel’e birlikte indik. Uçağa tekrar binerken, yemek tepsisi üzerinde İbranice eski bir gazete gördüm. Uçak Fas’a havalandığında gitmişlerdi.
Bu süre esnasında hayatımın herhangi büyük bir tasarıma uyduğunu söylemeye çalışmıyorum. İlk başlarda, 1981’lerde, seyahat merakım ve iştahım vardı. Param olduğunda, en favori yerim Fas’tı. Seyahat edemediğim zamanlar kitaplara dalıyordum. Bu merak beni egzotiğe güdülü bir avuç yazarla tanıştırdı. Freya Stark gibi cümleler yazabilecek yazarlarla:
“Arabistan’ın ebedi büyüsü, orada, seyyahın basit bir insan olarak yerini bulmasıdır: insanların dolaysızlığı, duygusallara ya da ukalalara ölümcül gelecek daha az girift erdemleri seviyor; Sanırım kendisi için sevilmenin letafeti saat tamircisi Seyit Abdullah’ın bana seyahat için verdiği 5 nedene ilave edilebilir; “kişinin sıkıntılarını arkada bırakmak; rızkını kazanmak; ilim tahsil etmek; güzel davranışları uygulamak; onurlu kişilerle tanışmak”.
Bir istek listem yoktu fakat peşinde olduğuma şeye dair iyi bir fikrim vardı. Metafizik bilime karşı neyse, istediğim din metafiziğe karşı öyle olmalıydı. Dar rasyonalizme ya da kutsal kişilerini memnun edecek gizem trafiğine sıkışmış olmamalıydı. Kutsal kişiler olmamalıydı, doğa ve kutsal arasında bir ayrım olmamalıydı. Bedenle de bir savaş olmamalıydı. Seks doğal bir şey olmalıydı, canlıların oturduğu lanetli bir koltuk değil. Son olarak, ayinsel bir eşlenik istiyordum, algılarımı güçlendirecek ve zihnimi disipline edecek günlük bir rutin. Her şeyin üzerinde, netlik ve özgürlük istiyordum. Dogmanın altında sırf ezileyim diye mantıktan vazgeçmek istemiyordum.
İslam’ı daha fazla öğrendikçe, peşinde olduğum şeye daha fazla uygun görünmeye başladı.
Tanıdığım birçok eğitimli Batılı, herhangi güçlü bir dini iklimi şüpheyle karşılar. Ya dini siyasi bir istismar olarak nitelerler ya da Avrupalı geçmişlerinden gelen izle ortaçağ kavramı olarak yadsırlar.
Düşüncelerinin kaynağını bulmak zor değil. Bin yıllık Batı tarihi ardında, cehalete ve katliama giden yollardan kaçınmak için yeterli derecede neden bıraktı. Çocukların Haçlı Seferi ve Engizisyon’dan yüzyılımızın Nazizm ve Komünizm’in şekil değiştirmiş inançlarına kadar tüm ülkeler, inançtan bir şekilde muzdarip olmuştu. Nietzche’nin dinin yerini modern-ulus devletin alacağı korkusu, trajik olarak doğru çıktı. Bana öyle geliyor ki yüzyılımız, agnostikler kadar inananların da meskûn olduğu inancın ötesinde bir çağa dönüşüyor.
Kiliseye mensubiyetlerine aldırmaksızın, laik hümanizm, biz batılıların aldığı hava, içinden baktığımız objektifti. Herhangi bir dünya görüşü gibi, bu bakış açısı yaygın ve şeffaftı. Demokrasiyle geniş özdeşleşmemizin ve her tür sayısız, ayartıcı şekilde özgürlüğün peşinde koşmamızın temeli buydu. Ortak meşguliyetlerimize dalmış olarak, kişi aynı gezegen üzerinde başka hayat çeşitlerini kolaylıkla unutabiliyordu.
Seyahatim esnasında, örneğin, Müslümanların çoğunluk olduğu 44 ülkedeki 650 milyon Müslüman, İslam’ın temel öğretilerine bağlıydı. Buna ek olarak, yaklaşık 400 milyonu da Avrupa, Asya ve Amerikalarda azınlık olarak yaşıyordu.
Sömürge-sonrası ekonominin desteğiyle, İslam 30 yıllık süre içerisinde Batı Avrupa’daki ana inançlardan biri haline geldi. Tüm dünya dinleri arasında sayısı katlanan tek din İslam’dı.
Politikaya düşkün arkadaşlarım yeni ilgimden dehşete düşmüş olabilir. Hepsi İslam’ı, bir avuç Orta Doğu zorbasının entrikalarıyla karıştırıyor. Okudukları kitaplar, izledikleri haberler, inancı siyasi bir faaliyet kümesi gibi betimler. Ruhsal uygulamasına dair neredeyse hiçbir şey bulunmaz. Mae West’ten bir alıntıyla cevap vermek isterim: “Dini şakaya aldığın her an, kahkahalar senin içindir”.
Tarihsel olarak, bir Müslüman İslam’ı, Hz. Âdem’e kadar ulaşan orijinal dinin son, kemale ermiş ifadesi olarak görür. Hz. İsa ve Hz. Muhammed (Allah’ın selamı üzerlerine olsun) ile tamamlanan silsilenin parçası olarak İslam’ın, Peygamberlerine büyük saygı duyduğu Yahudilik gibi tereddütsüz tek-tanrılıdır. Milyonlarca insana unuttukları hayat lezzetini geri veren bir yenilenme mesajı olarak İslam dünya sahnesinde kendi payına düşeni yapıyor. Kutsal Kitabı Kur’an, Goethe’ye şu sözleri söyletti: “Bakın, bu öğreti asla hata yapmaz. Tüm sistemlerimizle dahi buraya varamayız, hiçbir insan daha ileri gidemez”.
Geleneksel İslam, beş şartın uygulanmasıyla ifade edilir. İmanın ilanı, namaz, zekât ve oruç kişinin hayatında sürekli izlemesi gereken faaliyetlerdir. Eğer şartlar uygunsa, her Müslüman ek olarak hayatında bir kez Mekke’ye giderek hac görevini ifa etmelidir. Beşinci şart için Arapça terim Hac’dır. Âlimler bu kelimeyi “kasıt”, “esin” ve dünyada gezginler olarak kadın ve erkeklere ilişkilendirmiştir. Batılı dinlerde, hac işlevinin kaybetmiş bir gelenek, bir antika, mecaza indirgenen folklorik bir kavramdır. Öte yandan Müslümanlar arasında Hac, her yıl milyonlarca yeni hacının hayati bir deneyimini bünyesinde toplar. Hayatların modern içeriğine rağmen, hac bir boyun eğme eylemi, bir inanç işi ve ruhsal bir toplumun görüntüsü olmayı sürdürüyor. Müslümanların ekserisi için Hac, bir Kızıl Elma, bir ömrün yolculuğudur.
Yeni bir Müslüman olarak, Mekke’ye gitme zorunluluğu hissediyorum. Seyahate bağımlı biri olarak daha baştan çıkarıcı bir amacı hayal edemezdim.
Her sene oruç ayı Ramazan, Hac’dan yaklaşık 100 gün öncedir. Bu iki ibadet, Müslüman toplum içerisinden yoğun bir farkındalık zamanı oluşturur. Bu zamanı kullanmak istiyorum. İslam hakkında okudum; California’daki evimin yakındaki Cami’ye gittim; Uygulamaya başladım. Artık İslam’ın var oluşun her yönünü doldurduğu bir dine nefsimi daldırarak öğrendiğimi derinleştirmek istiyorum.
Fas’ta başlamayı düşünüyorum. Oraları iyi biliyorum ayrıca geleneksel İslam’ı da uyguluyorlar. İstikrarlı bir yer de sayılır. Başlamak isteyeceğim son yer ise gürültücü mezhepçilerin dümen suyu. Ana akıntıda pedal çevirmek isterim, geniş ve sakin bir suda.
(1) Kinizm: Doğayla uyum içerisinde erdemli bir hayatın, hayatın gayesi olduğunu söyleyen eski Yunan felsefe okulu. Antisthenes’in kurduğu okulun tanınmış filozofları arasında Diogenes bulunur. Servet, güç, sağlık ve şöhret gibi sıradan arzuları reddederek basit bir hayatı öğütler.
*Michael Wolfe (3 Nisan 1945 Birleşik Devletler doğumlu) şair, yazar ve Unity Productions Foundation’ın Başkanı. Aynı zamanda Harvard, Georgetown, Stanford, SUNY Buffolo ve Princeton gibi Birleşik Devletler’deki çeşitli üniversitelerde İslami konularda dersler veriyor. Wesleyan Üniversitesi’nden Klasikler lisansı bulunuyor.
Bu makale Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir.
www.timeturk.com - 02 Nisan 2011 Cumartesi - 14:35
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















