24 Mart 2011 Perşembe

KİLİSE'DEN KUR’AN YAKMA PROVOKASYONU !


ABD Florida eyaletinde geçtiğimiz 11 Eylül'de Kuran yakmaya kalkışan ancak tepkiler sonucu eyleminden vazgeçen rahip Terry Jones, provakasyonunu gecikmeli de olsa gerçekleştirdi.


www.timeturk.com - 23 Mart 2011 Çarşamba


ABD Florida eyaletinde geçtiğimiz 11 Eylül'de Kuran yakmaya kalkışan ancak tepkiler sonucu eyleminden vazgeçen rahip Terry Jones, provakasyonunu gecikmeli de olsa gerçekleştirdi.


Geçtiğimiz hafta sonu kilisesinde kurduğu temsili bir mahkemeyle Kuran’ı yargılama ayini yapan Jones, daha sonra yardımcısına verdiği emirle kürsünün önünde bulunan bir Kuran’ı yaktırdı.


11 Eylül saldırılarının yıldönümünde Kuran'ı Kerim'i yakma eylemi yapacağını duyuran Jones, tümdünyadan gelen tepkiler nedeniyle eyleminde vazgeçmiş, ancak Washington ve New York’ta gerçekleşen benzer bazı provokasyonlara destek vermişti.


Eyleminden vazgeçen rahip Terry Jones, Amerikan NBC televizyonuna yaptığı açıklamada, "Tanrı'nın bize dur dediğini hissediyorum. Biz de ne bugün ne de bundan sonra Kuran yakmayacağız" ifadelerini kullanmıştı.


RADİKAL


www.timeturk.com - 23 Mart 2011 Çarşamba - 13:34

"İSLAM ÂLEMİ DERHAL 'İSLAM BİRLİĞİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ'Nİ KURMALIDIR"

 

BM’nin İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılara duyarsız kaldığını vurgulayan Bayraktutar, yaşanan çifte standart uygulamalara son vermenin ancak İslam Birliği Birleşmiş Milletleri kurmakla mümkün olacağını savundu.



www.timeturk.com - 23 Mart 2011 Çarşamba


Haber Merkezi / TİMETURK


Diyanet-Sen, İslam Birliği Birleşmiş Milletlerinin kurulmasını önerdi.


Koalisyon güçleri Libya'ya ağır saldırılarını sürdürürken, Diyanet- Sen’den Batı’ya tepki, İslam Dünyasına uyarı geldi. Diyanet-Sen genel Başkanı Mehmet Bayraktutar tarafından yapılan açıklamada, “BM’nin Libya'ya yönelik kuvvet kullanma kararının hemen ardından “demokrasi” ve “özgürlük” söylemleri ile operasyon başlatan Koalisyon Güçlerini kınıyoruz” denildi.


BM’nin Bosna-Hersek'te 1992-1995 yılları arasında süren soykırıma ve İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılara duyarsız kaldığını vurgulayan Bayraktutar, yaşanan çifte standart uygulamalara son vermenin ancak İslam Birliği Birleşmiş Milletleri kurmakla mümkün olacağını savundu.


Kirli Oyun Bozulmalı


Libya’ya yapılan saldırının amacının iyi niyetli olmadığını vurgulayan Bayraktutar,

“Biz yapılan operasyonun amacının özgürlük, barış, demokrasi olmadığını iyi biliyor ve İslam âlemini oynanan kirli oyunu bozmak için güçlü bir ses çıkartmaya davet ediyoruz.


Koalisyon güçlerinin sahte özgürlük söylemlerinin gerçekte kan, gözyaşı, katliam, talan ve sömürü olduğunu haykırıyor, işgal hareketinin tüm uluslararası toplumun sorunu olduğunu da hatırlatıyoruz” dedi.


Sömürü Düzenlerini Hâkim Kılmak İstiyorlar


Irak işgalinin de adının Libya’da olduğu gibi ‘kurtarma operasyonu’ olarak konduğunu vurgulayan Bayraktutar, “Sonuç; gözyaşı, işkence ve yüz binlerce sivil katliam. Pakistan, Afganistan ve Somali de Batı’nın kurtarma operasyonuydu ve sonuç yine işgal ile sonuçlanmıştı.


Bugün yine emperyalizmin eski alışkanlığına döndüğünü ve ‘demokrasi götürüyoruz’ yalanıyla Libya’ya bomba yağdırdığını görüyoruz. Sömürü düzenlerini hâkim kılmak için başlatılan bu hareket, İslam Aleminin yüreğine saplanan hançerdir” şeklinde konuştu.


Kendileri İtiraf Etti


Bayraktutar, Fransa İçişleri Bakanı Gueant’ın “Tanrıya şükür ki Cumhurbaşkanımız Haçlı seferlerinin önderliğini yapıyor” şeklinde ki açıklamasına dikkat çekerek, “Gerek ABD’li Demokrat Kongre üyesi Ed Markey’in “petrol için Libya’dayız” açıklaması gerek Gueant’ın açıklaması bu müdahalenin barış ve demokrasi için yapılmadığının kendi ağızlarından itirafıdır”dedi.


Kendi Birleşmiş Milletlerimizi Kuralım


“İslam Alemi derhal kendi "adalet ve güvenliği’ için İslam Birleşmiş Milletlerini kurmalıdır” diyen Bayraktutar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) işgal öncesi Irak için aldığı kararın aynısını Libya için alarak işgale yol çizmesi tüm İslam Alemine ders olmalıdır.


Bosna-Hersek'te 1992-1995 yılları arasında süren soykırıma müdahalede bulunmayan BM'nin, Libya karşısında hızlı karar alması ve hava saldırısı başlatması, aynı şekilde terör devleti İsrail’in Lübnan ve Gazze’ye yaptığı saldırılara göz yummasını unutmadık, unutturmayacağız. Avrupa'nın tam ortasındaki Bosna-Hersek'te yaşanan savaşta yüz binin üzerinde sivil katledildi, 50 bine yakın kadın ise toplama kamplarında sistematik tecavüze uğradı.


Ya İsrail’in yaptığı katliamlar, Sivil ve Çocuk Hedefler, Suikast Politikası, İşkence ve Hukuksuz Hapsedilmeler, Dolaşım Özgürlüğünün Engellenmesi, Utanç Duvarı, yıkımlar ve devam eden ambargo… Batı bunları neden görmüyor? 3 gündür Filistin yine bombalanıyor. Libya’ya saldırı düzenleyen Koalisyon güçleri neden sessiz? ”


Diktatör Kuklalar Hesap Vermeli


Halklarının baskıcı rejimlerin son bulmasına yönelik gerçekleştirdiği barışçıl protestolara karşı şiddet uygulayan liderlere de tepki gösteren Bayraktutar,

“Elbette millet iradesine karşı koyan liderleri, kuklaları da kınıyoruz. Diktatörlerin en fazla kendi halkına zarar verdiğini biliyoruz. Diktatörlerin halkına ve insanlığa hesap vermesini istiyoruz” dedi.

www.timeturk.com - 23 Mart 2011 Çarşamba - 12:00

SPORU ÇİRKİNLEŞTİRENLERE CEZA

Trabzon İl Spor Güvenlik Kurulu tarafından Trabzon’da bazı maçlarda çeşitli nedenlerle küfür ve hakarette bulunan şahıslara bir takım cezalar verildi.

17.03.2011 tarihinde saat 14.00’da Valilik ( B ) toplantı salonunda Vali Vekili Aziz MERCAN başkanlığında yapılan Trabzon İl Spor Güvenlik Kurulu toplantısında 5149 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun ilgili maddelerine göre;


20.02.2011 tarihinde Yalıspor – A.Üsküdar 1908 spor takımları arasında oynanan futbol müsabakasında, misafir takım oyuncularına, müsabaka hakemine ve görevli polis memurlarına küfür ve hakaret eden beş (5) kişiye ayrı ayrı 1.233.00 TL idari para cezası verilmiştir.


27.02.2011 tarihinde Trabzonspor – Kayserispor takımları arasında oynanan futbol müsabakasında müsabaka alanına yabancı madde atan bir (1) kişiye 6 Ay Spor Müsabakalarını Seyirden Men ve 1.849.00 TL İdari Para Cezası verilmiştir.


27.02.2011 tarihinde Çukurçayır – Arhavi Bal takımları arasında oynanan futbol müsabakasında saha içerisine giren bir (1) kişiye 1.233.00 TL idari para cezası verilmiştir.


06.03.2011 tarihinde M.P. Trabzonspor – Fenerbahçe Ülker takımları arasında oynanan basketbol müsabakasında, misafir takım oyuncularına, müsabaka hakemine küfür ve hakaret eden üç (3) kişiye ayrı ayrı 1.233.00 TL idari para cezası verilmiştir. (VB – 23.03.2011 Çarşamaba)

22 Mart 2011 Salı

EĞİTİMCİ-YAZAR ALİ GEDİK, EBEDİYETE UĞURLANDI


Türkiye’nin tanınmış İlim, Fikir ve Gönül erlerinden, Eğitimci-Yazar-Siyasetçi Ali Gedik Hoca(67), bugün (22 Mart 2011 Salı)Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra tekbirler ve dualarla Trabzon’a bağlı Akçaabat Yaylacık Mahallesindeki Şehitlik Tepesi’nde ebedi yolculuğuna uğurlandı.




Hastalığı sebebiyle İstanbul'da yaklaşık bir buçuk yıldan beri tedavi gördüğü Özel Meltem Hastanesi'nde hayatını kaybeden BTP'nin ikinci Genel Başkanı da olan Gedik'in cenazesi, yakınlarınca, İstanbul’dan Trabzon'un Akçaabat ilçesine getirildi.

Türkiye'nin Manevi Mimarlarından Malatyalı Hayri Baba'ın Türbesi

50 yılı aşkın bir süreden beri İslam davasına kendisini adayan, Türkiye’nin tanınmış İlim, Fikir ve Gönül Adamı, Eğitimci-Yazar-Siyasetçi ve BTP Genel Başkan Vekili Ali Gedik Hoca(67), bugün (22 Mart 2011 Salı) Öğle namazını müteakip Trabzon Akçaabat Merkez Yaylacık Mahallesi Şehitlik Tepesi Camii yanındaki çimenlikte kılınan cenaze namazından sonra tekbirler ve dualarla Şehitlik Tepesi’nde Türkiye’nin manevi mimarlarından Malatyalı Hacı Hayri Baba’nın Türbesinin kıble cihetine defnedilerek, kalabalık bir cemaatin eşliğinde ebedi yolculuğuna uğurlandı.



Merhum Ali Gedik hocanın cenaze namazının kılınması için konulduğu çimenlik alandaki tabutu, Nevruz ve Bahar Bayramı kutlamalarına rastlayan bu günlerde sanki bir bahar çiçeği ve cenaze namazına katılan cemaat ise o nadide çiçeğin adeta yaprakları gibiydi.



Cenaze sırasında helalleşme Fikret İnan hoca tarafından yapıldı. Cenaze namazını Gazeteci Yazar Mehmet Emin Koç kıldırdı.



Merhum Gedik'in cenaze törenine, BTP Genel Başkanı Haydar Baş, Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Türk Kızılayı Genel başkan Yardımcısı Fuat Adıgüzel, Türk Kızılayı Trabzon Şube Başkanı Fuat Adıgüzel, Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar, Rize Şar Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Salih Türkyılmaz, Ahi Evran Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Recai Genç’in yanı sıra, yakınları, partililer ile çok sayıda vatandaş katıldı.



Merhum Ali Gedik Hoca ile 50 yılı aşkın 'dava, gönül ve fikir dostluğu' içinde olan dava arkadaşı Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok üzgün olduğu görüldü.



Merhum Ali Gedik Hoca, ‘Müslüman Türk Gençlik Modeli’ni uygulayarak, Büyük Türk-İslam Gençliği’ni eğitmek üzere ömrünü bu dava uğrunda harcadı. Türkiye'nin dört bir köşesinde binlerce genç yetiştirdi. Birçok kitabının yanında binlerce makale yazdı. Ehli Sünnet’e göre; Ehli Beyt sevgisi ile yaşadı ve öylece bu dünyadan göçtü.



Eğitim-Yazar Ali Gedik Hoca'ya Allah'tan Rahmet ve Sevenlerine de Sabırlar Diliyoruz.




HABER-FOTOĞRAF: TRABZON HABER AJANSI – 22.03.2011 SALI


CENAZEDEN BAZI FOTOĞRAFLAR
















 FOTOĞRAFLAR: MUHAMMET YAVRUOĞLU - 22.03.2011 SALI

“MÜSLÜMANLARA ACİL ÇAĞRI!” (URGENT CALL TO MUSLIMS!)


“URGENT CALL TO MUSLIMS!”
"MÜSLÜMANLARA ACİL ÇAĞRI!”

“O Muslims! Now, let us cry and tingle!”

(Ey Müslümanlar! Artık ağlamayı ve sızlamayı bırakın!)

“PLAYED ON THE SENSITIVITY AGAINST ISLAMIC WORLD SHOW TRICKS AND THE CRUSADES.”
(İSLAM DÜNYASI ÜZERİNE OYNANAN OYUNLARA ve HAÇLI SEFERLERİNE KARŞI HASSASİYET GÖSTERİN.)

*

www.timeturk.com - 22 Mart 2011 Salı

Ey Müslümanlar artık ağlamayı ve sızlamayı bırakın! Virahaneye dönüştürülen İslam dünyasını işgallerden ve diktatörlerden kurtarmak için ayağa kalkın! İKÖ ve Arap Birliğini derhal ele geçirin! İslam Barış Birliği için ilk adımı hemen şimdi atın!

(O Muslims, let us no longer cry and tingle! Converted into the wreckage to recover the Islamic world dictators invasion and stand up! Take the OIC and the Arab Union immediately! Islam for Peace Take the first step right now!)

Mehmet Çelik / TİMETURK

Yaşanan olayları hep beraber canlı canlı izliyoruz. Bir kısmımız izlerken bir kısmımız da fiilen olayların içinde yaşıyor. Kan, göz yaşı, acı, feryad arş-ı âlaya dayanmış durumda. Ancak Müslüman olduğunu iddia eden bizler bu seslere kulak verme yerine başka işlerle meşgulüz. Kimimiz işte kimimiz aşta kimimiz oynaşta.

Halkı Müslüman olan devletlerin orduları bu yaşanan olaylara müdahil olamaz mıydı? İki tarafı da Müslüman olan bu çatışmanın arabuluculuğunu Müslümanlar yapamaz mıydı? İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) ne işe yarıyor? Neden başkalarından çözüm bekliyoruz? Neden biz çözmek için çalışmıyoruz? Neden? Neden? Neden? Teker teker gücümüz yoksa neden birlikte hareket etmiyoruz?

Konferanslar, paneller, açık oturumları tertip eden Müslüman ülkeler, cemaatler ve sivil toplum örgütleri, bu konuda neden bir şeyler yapmıyorlar?

“İslam Ortak Savunma Gücünü” oluşturmak için daha ne kadar müslümanın ölmesi lazım? İki Müslüman kişi, grup ya da devletin arasını bulmak için oluşturulacak “İslam Barış Gücü” için daha neyi bekliyoruz?

Yabancı devletlerin Müslümanlara müdahalesine karşı gelirken, neden bizler yaşanan bu menfur olayların çözümü için ciddi adımlar atmıyoruz? Birilerinden onay mı bekliyoruz? İzin vermelerini mi bekleyeceğiz?

Sahi bizler bir bedenin uzuvları gibi değil miyiz? Neden sadece seyrediyoruz? Neden çözümü gayr-i müslim devletlerden bekliyoruz? Bizler, Müslümanların arasını bulacak kadar becerikli, başarılı ve cesaretli değil miyiz? Hep tenkid mi yapacağız. Hep yapılanlarda yanlışlıklar bulup fikri rahatlamalar mı yaşayacağız?

Biz şu ayete inanmıyor muyuz?

“Eğer inananlardan iki grub birbiriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve adaletli davranın. Çünkü Allah; adaletli davrananları sever.” (Hucurat:9)

Müslümanlar bu ayeti ve benzeri ayetleri sadece sevap kazanmak için mi okurlar? Allah’ın verdiği aklı daha ne zamana kadar kullanmaktan uzak duracaklar? Bilmezler mi ki; Allah hainleri ve aklını kullanmayanları sevmez.

Hani Müslümanlar birbirine hakkı tavsiye ederdi? Nerede? Bu tavsiyeler sadece camide mi yapılacak?

Dünya Müslümanlarına açık ve acil bir çağrıda bulunmak istiyorum. Ya şimdi birlik beraberlik içerisinde; “Ortak Savunma ve Barış Gücü” oluştururlar ya da “Basra harab olduktan sonra” ağlamaya, döğünmeye ve keşkelere sığınmaya devam ederler.

Unutmayalım ki; biz Müslümanlar Allah’ ın tüm sıfatlarına iman etmişiz. Ne diyordu Allah (C.C.): “İnsanlardan korkmayın benden korkun.”

Sahi biz ne zaman Allah’ın tüm emirlerine toptan sarılacağız?

HABER-FOTO: www.timeturk.com- 22 Mart 2011 Salı - 00:22

‘YAHUDİ YERLEŞİMLER’, BİR ETNİK TEMİZLİK TÜRÜ


BM İnsan Hakları Konseyi'nden, bu durumun Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne götürmesini de istenildi.


www.timeturk.com - 21 Mart 2011 Pazartesi


BM soruşturmacısı, Amerikalı akademisyen Richard Falk, İsrail'in Kudüs'te Yahudi yerleşimlerini genişletmesinin ve Filistinlileri evlerinden çıkarmasının "bir etnik temizlik türü olduğunu" söyledi.


İsrail'in 1967'den sonra işgal ettiği topraklardaki tutumunu kınama kararına hazırlanan BM İnsan Hakları Konseyi'nde bir açıklama yapan Falk;

"Doğu Kudüs'teki yerleşim genişlemesiyle birlikte, uzun süredir aynı yerde yaşayan Filistinlilerin zorla yerlerinden çıkarılmaları olgusunun devam etmesi, hoş görülebilir bir durum değildir" dedi.


Falk, "Bu durum, toplam sonuçları dikkate alındığında, ancak etnik temizliğinin bir şekli olarak tanımlanabilir" diye konuştu. Falk, BM İnsan Hakları Konseyi'nden, bu durumu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne götürmesini de istedi.
AA


www.timeturk.com - 21 Mart 2011 Pazartesi - 21:2

GÖNÜL ERLERİNDEN EĞİTİMCİ-YAZAR ALİ GEDİK HOCA, HAKK’A YÜRÜDÜ


Türkiye’nin tanınmış İlim, Fikir ve Gönül erlerinden, İslam'ın yılmaz savunucusu, büyük dava adamı, binlerce mücahit genci yetiştiren, BTP Genel Başkan Yardımcısı, Eğitimci-Yazar Ali Gedik Hoca(67), tedavi gördüğü İstanbul Meltem Hastanesinde dün hayata veda ederek, Hakk’a yürüdü.



Edinilen bilgiye göre; İstanbul’da vefat eden Ali Gedik Hocanın cenaze namazı bugün (21.03.2011 Pazartesi Günü) öğle namazını müteakip İstanbul Bayrampaşa Merkez Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından cenazesi İstanbul’dan Trabzon'a getirildi.


Merhum Ali Gedik Hoca’nın cenazesi yarın (22 Mart 2011 Salı Günü) Akçaabat’ta öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazından sonra Gönül Sultanlarından Malatyalı Hayri Baba’nın Türbesinin yanında(Akçaabat Şehitlik Tepesi) toprağa verilerek, ebedi yolculuğuna uğurlanacak.


Ali Gedik Hoca, yaklaşık 1.5 yıldan beri İstanbul Güngören'deki Meltem Hastanesi'nde kanser tedavisi görmekte idi.


Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Vekili, Bağımsız Türkiye Partisi'nin İkinci Genel Başkanı Ali Gedik 67 yaşındaydı. Uzun süredir İstanbul Özel Meltem Hastanesi'nde kanser tedavisi gören Ali Gedik, pazar günü sabaha karşı hayata gözlerini yumdu. Ali Gedik, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte 50 yılı aşkın 'dava, gönül ve fikir dostluğu' içindeydi.

Ömrünü Büyük Türk Gençliğini eğitmek üzere kutlu yolculuğuna başladı. Türkiye'nin dört bir köşesinde binlerce gence ‘Müslüman Türk Gençlik Modeli’ni aşılamaya çalıştı.

Ehli Beyt’e ve Ehl-i Sünnet’e uygun olarak yaşayan Eğitim-Yazar ve Allah(C.C.) dostu Ali Gedik Hoca'ya Allah'tan rahmet, sevenlerine sabırlar diliyoruz.




EĞİTİMCİ- YAZAR ve GÖNÜL ADAMI
ALİ GEDİK KİMDİR?



67 yaşında hayata veda eden Gedik, 1945 yılında Gümüşhane'de doğdu.


Erzurum İmam Hatip Lisesi'nin ardından Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nü bitirdi. Ve burada BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ile yakın dost oldu.


Trabzon İmam Hatip Lisesi, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Yayın hayatına 1982'de başlayan İcmal dergisinde ve 1986 yılında yayın hayatına başlayan Öğüt dergisinde de yazılar yazdı, başyazarlık yaptı.


1991 yılından itibaren dönemin öncü haber ve fikir dergilerinden Mesaj dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. 1992'de yayın hayatına başlayan Mesaj TV'de programlar gerçekleştirdi. Meltem TV'de ve Mesaj TV'de üst yöneticilik yaptı.


27 Kasım 1997'de yayın hayatına başlayan Yeni Mesaj gazetesinin yönetici ve yazar kadrosu içinde yer aldı. Hastalığı ilerleyene kadar yazılarına aksatmadan devam etti.


Meltem Kolejleri'nin kurucu genel müdürü olarak, Türk eğitimine hizmet etmeye devam eden Gedik, 25 Eylül 2001 yılında kurulan Bağımsız Türkiye Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı ve genel başkan yardımcılığı görevini üstlendi.


İlk Genel Başkan Ata Selçuk'un ardından genel başkanlık görevine seçilen Ali Gedik, bu görevini Ağustos 2002'de BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'a devretti. Ali Gedik, 2002 ve 2007 yıllarındaki milletvekilliği seçimlerinde İstanbul'dan aday oldu.

“BÜYÜKLERİMİZE SORUMLULUKLARIMIZI UNUTMAYALIM”


18–24 Mart tarihleri arasında kutlanan ‘YAŞLILAR HAFTASI’ kapsamında İl Yöneticileri ve Huzurevi sakinleri Valilikte bir araya geldi.



Trabzon Vali Vekili Aziz Mercan 18–24 Mart tarihleri arasında kutlanan ‘YAŞLILAR HAFTASI’ kapsamında Sosyal Hizmetler İl Müdürü, Huzurevi Yöneticileri, Trabzon Yaşlıları Koruma Derneği Üyeleri ve Huzurevi sakinlerinden oluşan bir grup ile Valilik B Toplantı Salonu'nda bir araya geldi.


Vali Vekili Mercan yaşlılarına gereken önemi vermeyen, onlara sahip çıkmayan, ihtiyaç duydukları saygı ve sevgiyi kendilerinden esirgeyen bir toplumun güven ve huzur içinde olması mümkün olmadığını ifade etti.



Türk milletinin büyüklere saygı, küçüklere sevgi göstermeyi benimsemiş, böylece toplumsal huzuru, milli birliği, sosyal yardımlaşma ve dayanışma olgusunu güçlü tutmayı başardığını kaydeden Vali Vekili Mercan,


“Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu olarak, yaşlıya sevgi, dayanışma ve saygı yaklaşımını değişen toplum yapısı içinde ve bilimin ışığında profesyonelce hizmet anlayışıyla yaşlı vatandaşlarımıza götürülecek hizmetlerin kalitesini ve çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları sürdürmekteyiz. Devletimizin sağladığı imkânlar ve sunduğu hizmetlerin her geçen gün daha mükemmel hale getirilmesini sağlamak öncelikli hedefimizdir. Ancak devletimizin yaşlılarımızın sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalarına toplumumuzun her ferdinin ve sivil toplum örgütlerimizin de katkı sağlaması hizmetleri taçlandıracaktır” şeklinde konuştu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur’ sözlerini hatırlatan Vali Vekili Mercan toplumun her kesiminin yaşlılara yönelik görevinin önemine işaret etti.


Huzurevi sakinleri ile tek tek görüşen Vali Vekili Mercan, onlara çiçek verdi.
(VB – 21.03.2011 Pazartesi)

AV. AHMET METİN GENÇ, TÜM TEŞKİLATLARA TEŞEKKÜR ETTİ



20 Mart 2011 Pazar Günü Ak Parti Trabzon Teşkilatınca Trabzon Dünya Ticaret Merkezi’nde yapılan 12 Haziran tarihinde yapılacak olan 24. Dönem Milletvekilliği temayül yoklamasında tüm teşkilatların tercihi ile 1.sıraya yerleşen AK Parti Trabzon eski İl Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, TEŞEKKÜR MESAJI yayınladı.


Pazar günü geçekleştirilen temayül yoklamasında AK Parti Teşkilatlarının teveccühü ile ilk sırada yer alan AK Parti milletvekili aday adayı Av. Ahmet Metin Genç, teşkilatların kendisine vermiş olduğu destekten memnun olduğunu belirterek şunları söyledi:


“Yıllarca omuz omuza birlikte Trabzon için hizmet verdiğim teşkilat mensubu arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Üstün gayret ve özveriyle her zaman iftihar ettiğim teşkilat mensubu arkadaşlarımın vermiş oldukları desteğin aynı zamanda sorumluluk anlamına da geldiğini biliyorum.


Bu sorumluluk bilinciyle şayet aday olup ve Trabzon’u temsil için seçilirsem bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada her zaman teşkilat mensubu arkadaşlarımla el ele, omuz omuza hizmet yolculuğumuza devam edeceğimi ifade etmek isterim” dedi.

20 Mart 2011 Pazar

BATI, LEŞ KARGALARI GİBİ...


Filistin’de, Gazze’de, Irak’ta, Afganistan’daki insan hakları ihlallerine göz yuman ve hatta katliamlara bizzat katılan Batı, Petrolün, Güneş Enerjisinin kokusunu alınca adeta canavarlaşarak, güya insan hakları savunucusu kisvesine bürünerek, Libya’ya müdahale ediyor. Güya sivilleri vurmuyorlar mış.!!!

Batı, İslam Dünyasına karşı örtülü HAÇLI SEFERİ başlatmış durumda…

**

Dün ilk olarak Fransız uçaklarının Libya'yı bombalamasının ardında ABD, İngiltere güçleri havadan ve denizden Libya'ya saldırmıştı. Şimdi ise İtalya operasyona katılıyor.


HABER MERKEZİ / TİMETURK


Dün ilk olarak Fransız uçaklarının Libya'yı bombalamasının ardında ABD, İngiltere güçleri havadan ve denizden Libya'ya saldırmıştı. İtalya Savunma Bakanı yaptığı açıklamada İtalya güçlerinin operasyona her an katılabileceğini belirtti.


Birleşmiş Milletler(BM) Güvenlik Konseyi'nde çekimser kalan Rusya ve Çin bu anlamsız savaşından derhal sona ermesi gerektiğini açıklaması yaptılar. İran'da savaşa son verilmesini isteyen ülkeler arasında. Almanya ise sessiz kalmayı sürdürüyor.


Kaddafi'nin ülkesinin sonuna kadar savunacağını ve uzun bir savaşa hazır olduklarını belirtmesinin ardından taraftarlarına 1 milyon silah dağıtacağını açıkladı.


ARAP BİRLİĞİ'NDEN BATI SERT ÇIKIŞ


"Uçuşa yasak bölge derken bombardumanı kasdetmedik" denilen açıklamada açılan savaşın derhal durdurulması istendi.


NATO BÜYÜKELÇİLERİ TOPLANIYOR


NATO üyesi 28 ülkenin büyükelçileri; gelişmeleri değerlendirmek üzere acil toplanıyor.


HABER ve FOTO KAYNAĞI: www.timeturk.com - 20 Mart 2011 Pazar - 16:17

AK PARTİ TRABZON, ADAY ADAYLARI KAÇ OY ALDI?


Trabzon’un 24. dönem Ak Parti Milletvekili adayları temayül yoklaması sonuçları açıklandı.



AK Parti 24. dönem Milletvekilliği aday adayları temayül yoklaması Trabzon Dünya Ticaret Merkezi’nde yapıldı.

Temayül yoklaması sonuçlarına göre;

1-Ahmet Metin Genç (1268)
2-Erdoğan Bayraktar (1065)
3-Ayşe Sula Köseoğlu (1049)
4-Ahmet Çubukçu (800)
5-Muhammet Balta(772)
6-Mehmet Çelik (695)
7-Oktay Saral (637)
8-Zeynep Çebi (479)
9-Yılmaz Büyükaydın (474)
10-Salih Cora(441)
**
Adem Keleş(82)
Adnan Cevher(367)
Ahmet Çubukçu(800)
Ahmet MetinGenç (1268)
Arif Korkmaz(197)
Aydın Bıyıkoğlu(111)
Ayşe SulaKöseoğlu (1049)
Berrin Karanis(140)
ErdoğanBayraktar (1065)
Hakan Usta(200)
Hasan Çebi(146)
İbrahim Keskin(72)
İsmail HakkıÇebi (63)
MazharYıldırımhan (303)
Mehmet Alemdar(76)
Mehmet Aslan(159)
Mehmet Çelik(695)
Mehmet Çevik(223)
Muhammet Balta(772)
Muhammet HamzaÇebi (61)
Mustafa Demir(135)
Mustafa Dursun(42)
Mükerrem Şahin(100)
Nevzat Çabuk(376)
Nuri Kabataş(103)
Nusret Yılmaz(299)
Oktay Saral(637)
Osman Kaya(205)
Pınar Özbayrak(191)
Salih Cora(441)
SebahattinYazıcı (133)
Selami Ateş(170)
YılmazBüyükaydın (474)
Zeynep Çebi(479)

Haber Kaynağı : www.haber61.net – 20.03.2011 Pazar 

AK PARTİ TRABZON'DA TEMAYÜL HEYECANI


AK Parti Trabzon’da bugün (20 Mart 2011 Pazar) temayül yoklaması heyecanı yaşanıyor. Oylama halen devam ediyor, saat 17.00' de oylama sona erecek.


Yaklaşan 12 Haziran milletvekilli seçimleri öncesi siyasi partilerde büyük hareketlilik var.


Aday adaylık başvurularının geçtiğimiz günlerde tamamlanan AK Parti'de bugün temayül yoklaması heyecanı yaşanıyor. AK Parti’de milletvekilliği için 40 aday adayı başvurusu yapıldı. Temayül yoklamasında yaklaşık 2 bin civarındaki teşkilat mensubu, milletvekilliği listesinde aday olarak görmek istediği 6 isim için oy kullanıyor.


Dünkü temayül yoklaması öncesi; AK Parti İl Yönetim Kurulu üyeleri, Trabzon Milletvekili aday adayları ile Cephanelik Restorant'ta bir araya geldiği toplantıya, TOKİ eski Başkanı Erdoğan Bayraktar, Mükerrem Şahin, Nuri Kabataş ve Adnan Cevher’in dışındaki bütün aday adayları tam kadro katıldı.


AK PARTİ'DE TEMAYÜL HEYECANI


Trabzon'da 34, Artvin'de 18, Rize'de 15, Bayburt'ta 12, Giresun'da 24 AK Parti milletvekili aday adayı, bugün teşkilat temayül yoklamasında, başbakanın gözüne girebilmek ve kendilerine milletvekilliği yolunu açabilmek için partilerinden destek isteyecek.


OYLAMA İŞLEMİ BAŞLADI


AK Parti Trabzon milletvekili aday adayı temayül yoklaması başladı. Oy verme işlemi sakin bir biçimde devam ederken adaylarda teşkilatlardaki arkadaşlarıyla sohbet ediyor ve son dakikalarını da oya çevirmeye çalışıyor.


TEMAYÜL YOKLAMASI TEK BAŞINA KRİTER DEĞİL


Seçim İşleri Başkanı Sait Gürsoy da, temayül yoklamasının usul ve esasları hakkında bilgi verdi.


Gürsoy; "Bu yoklamanın sonuçları adaylıkla ilgili değerlendirmede tek başına bir kriter teşkil etmediği gibi herhangi bir şekilde hak da teşkil etmez." diye konuştu.


KİMLER BAŞBAKAN'IN GÖZÜNE GİREBİLECEK?


Temayül yoklaması her ne kadar tek başına bir etken olmasada merkez için önemli bir seçim kaynağı.AK Parti merkezi teşkilatların sesini kulak arkası edemeyeceği bir gerçek.Bu oylamada öne çıkan isimlerin milletvekilliğinde özellikle sıralama konusunda Başbakana önemli fikirler verecek..


REKOR SAYIDA ADAY ADAYI


İşte temayüle katılan adayların alfabetik listesi !


ADEM KELEŞ
ADNAN CEVHER
AHMET ÇUBUKÇU
AHMET METİN GENÇ
ARİF KORKMAZ
AYDIN BIYIKLIOĞLU
AYŞE SULA KÖSEOĞLU
BERRİN KARANİS
ERDOĞAN BAYRAKTAR
HAKAN USTA
HASAN ÇEBİ
İBRAHİM KESKİN
İSMAİL HASAN ÇEBİ
MAZHAR YILDIRIMHAN
MEHMET ALEMDAR
MEHMET ARSLAN
MEHMET ÇELİK
MEHMET ÇEVİK
MUHAMMET BALTA
MUHAMMET HAMZAÇEBİ
MUSTAFA DEMİR
MUSTAFA DURSUN
MÜKERREM ŞAHİN
NEVZAT ÇABUK
NURİ KABATAŞ
NUSRET YILMAZ
OKTAY SARAL
OSMAN KAYA
PINAR ÖZBAYRAK
SALİH CORA
SEBAHATTİN YAZICI
SELAMİ ATEŞ
YILMAZ BÜYÜKAYDIN
ZEYNEP ÇEBİ


OY VERME İŞLEMİ NE ZAMAN BİTECEK, SONUÇLAR NE ZAMAN AÇIKLANACAK?


Oy verme işlemi akşam saat 17.00’ de sona erecek. Sonuçların ise akşam saat 20.00’lerı bulması bekleniyor. Oy verme işlemleri gizli şekilde kapalı zarf usulüyle yapılmakta. Sandıklardan çıkacak ilk 6'nın kimler olduğu merakla bekleniyor.


KAYNAK HABER: www.trabzondanbak.com - 20.03.2011 Pazar

NEVRUZ BAYRAMI ve MİLLİ BİRLİĞİMİZ




FİKRET UÇAR – 13.03.2011


NEVRUZ BAYRAMI ve MİLLİ BİRLİĞİMİZ

Orta Asya'dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel olarak kutlanan Nevruz, her milletin kendi kültür değerleriyle sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin coşkuyla kutlandığı bir gündür.

Nevruz Bayramı'nın Anadolu'da ve Türk kültürünün yayıldığı diğer bölgelerde de köklü ve zengin bir geçmişi vardır. Nev ve Ruz kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve yeni gün anlamına gelen Nevruz, kuzey yarımkürede başta Türkler olmak üzere birçok halk tarafından yılbaşı olarak da kutlanır.

Gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart'ta güneş, kuzey yarımküreye yönelir. 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçek açmaya, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar. Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilir.


Nevruz; Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Sultan Navrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır. On iki Hayvanlı Türk Takviminde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmektedir.

Türklerde Nevruz, bir kurtuluş günü, Ergenekon’dan çıkış olarak kabul edilmektedir. Nevruz, özbeöz bir Türk bayramıdır. Temeli beş bin yıllık Türk tarihiyle bir olan Nevruz; Türkler’de bir tabiat, varoluş, diriliş bayramı olarak algılanmıştır. Bunun içindir ki Nevruz’un diğer bir adı da Ergenekon’dur.

Nevruz’un diğer bir adının Ergenekon olmasının nedeni, toprağın yağmurlarla ıslanıp sonra üzerinin karla kaplanıp kısa bir ölüm uykusuna yatması ve daha sonra baharın gelmesiyle yeniden canlanıp dirilmesi, aynı Türkler’in 400 yıl boyunca dört tarafı yüksek dağlarla kaplı bir vadide sıkışıp daha sonra dağları aşıp hürriyetlerine kavuşması yani yeniden dirilmesi olayına benzetilmesindendir. Orta Asya'daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur, Anadolu ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır.


Kürtlerde de Nevruz’a şöyle bir bakalım. Birçok Kürt şair ve yazarın da eserlerinde yer alan Nevruz’u Kürtler 18 ile 21 Mart arasında kutlarlar.

Bu bayram ile Kürtler çoğunlukla şehir dışındaki bölgelerde ve açık alanlarda bir araya gelir ve yaklaşmakta olan ilkbaharı kutlarlar. Kadınlar rengârenk elbiseler giyerler ve başlarına pullarla süslenmiş ışıltılı örtüler örterler. Topluluk büyük bir ateş yakar ve bu ateşin etrafında yöresel halk oyunları oynayarak ya da üstünden atlayarak, büyük bir coşkuyla bu bayramı kutlarlar.

Kürt yazar Musa Anter’e göre Nevruz aslında Kürtlerde ilk başlarda 31 Ağustosta kutlanıyordu ancak daha sonra Arap Takviminin kabul edilmesiyle bu kutlamalar Mart ayına kaymıştır. Kürtler Nevruz’u Kürtçe olarak, Newroz pîroz be! (Nevruz kutlu olsun!) ya da Bijî Newroz! (Yaşasın Nevruz!) diyerek selamlarlar. Ateş üstünden atlamak bir Nevruz geleneğidir.


Kürtlerde nevruzun Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığına inanılır. Kürt mitolojisindeki Kawa efsanesine göre, günümüzden 2500 yıl öncesinde Zuhak (Bazı kaynaklara göre Dehak) adında Asurlu çok ama çok zalim bir kralın idaresi altında yaşayan Kawa adında bir demirci vardı. Bu kral her gün omuzunda bulunan iki yılanı beslemek için Kürtlerden iki genci sarayına kurban olarak getirtip öldürtüyor ve beyinlerini yılanlarına yemek olarak veriyordu. Aynı zamanda bu canavar kral ilkbaharın gelmesini de engelliyordu(!).

Bu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlı iki kişi kralın sarayına mutfağa aşçı olarak girmeyi başarırlar. Kralın yılanlarını beslemek için getirilen gençlerden sadece birini öldürüp diğerinin saraydan kaçmasına yardımcı olurlar. Böylece ellerindeki bir insan beyni ile kestikleri bir koyunun beynini karıştırarak yılanlara vererek her gün bir çocuğun kurtulmasını sağlalar. İşte bu kaçan kişilerin Kürtlerin ataları olduğuna inanılır ve bu kaçan gençler Kawa adlı demirci tarafından gizlice eğitilerek bir ordu haline getirilirler. Böylece Kawa’nın liderliğindeki bu ordu bir 20 Mart günü zalim kralın sarayına yürüyüşe geçer ve Kawa, kralı çekiç darbeleri ile öldürmeyi başarır. Kawa etraftaki tüm tepelerde ateşler yakar ve yanındakilerle birlikte bu zaferi kutlarlar. Böylece Kürt halkı zalim kraldan kurtulmuş olur ve ertesi gün de ilkbahar gelir.


Bu kadar ayrıntılı bilgiden sonra özellikle ülkemizdeki Nevruz kutlamalarının bugünkü durumuna da şöyle bir bakmakta fayda var. Memleketin her köşesinde isteyen istediği gibi eğlenip kutlamalarını yapabilmektedir. Bu milletin kahır ekseriyetinin bu topraklarda milli ve manevi değerlerini özgürce yaşadığı gerçeğinin yanında, farklı etnik kökene sahip insanların da kendi kültürlerini yaşayabilmelerinin önünde hiçbir engel yoktur.

Daha düne kadar hiç kimsenin tahmin bile edemediği ölçüde isteyen herkes yüksek perdeden siyasi düşüncelerini dillendirmektedirler. Özgürlüğün bundan daha ötesi nedir diye sormak lazım.

Terörize edilmediği sürece mevcut duruma kimsenin her hangi bir şey dediği de yok. Ancak Nevruz’un, anadilde eğitim, yerel meclisler ya da farklı adlarla önlerine çıkan her fırsatta, sivil itaatsizlik, serhildan gibi ayaklanma provası veya isyan düşüncesini kitleler nezdinde canlı tutma çabaları dikkatten kaçmamaktadır. Bu duruma uzun süre izin verilmesi düşünülemez.

Demokratik özerklik, öz savunma güçleri ve özgürlük savaşçısı gerilla gibi ayrılıkçı unsurları sahiplenmeler kesinlikle hak arama değildir. Zaten aynı merkezden idare ediliyor izlenimi veren bütün bu olup bitenler, devletin temeline dinamit koymaktan başka bir şey değildir. Hiç kimse devletin bütün imkânlarını kullanarak, hainlik yapma hakkına sahip olamaz. Ne zamandan beri devlete isyan provaları insan haklarından kabul edilmeye başlanmıştır. Kaldı ki, güneydoğu halkının kahır ekseriyeti devletinin yanındadır.


Devlet ve milleti bir arada tutan değerlere sahip çıkan bütün güneydoğu halkı dinin kutsal değerlerine saldıranlara, artık siz bizi temsil edemezsiniz, artık düşün yakamızdan demelidir.

Dinin emirleriyle dalga geçen, Hz. Peygamber’e ağıza alınmayacak hakarette bulunan, hak hukuk tanımayan, hakkınızı savunacağım diyerek, özellikle güneydoğuyu yaşanmaz hale getiren bunlar değil mi?

Bunların ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda bölge insanına bu güne kadar ne faydaları olmuştur, gözyaşı ve acıdan başka? PKK hareketi, Kürtler'in Müslüman kimliği üzerinde sürdürülen bir operasyon mudur diye insan düşünmeden edemiyor.

Kürt kimliği, İslam’ın yüksek değerlerinden uzaklaştırıldığı takdirde, yabancı güçlerin bu topraklardaki operasyonu çok daha kolaylaşacaktır. Anlaşılacağı üzere PKK kadroları, en büyük terörü, Kürt toplumu üzerinde uygulayarak, zoraki bir kimlik dönüşümünü gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Aslında bunlar, Kürtlere dost da değiller.


PKK ve destekçileri, Orhan Miroğlu gibi, Muhsin Kızılkaya, Mehmet Metiner, Kemal Burkay gibi aydınlara, Şivan Perver gibi sanatçılara, Galip Ensarioğlu gibi siyasetçi ve işadamlarına, Mehmet Emin Aktar gibi hukukçu aydınlara karşı tehditler savuruyor. Bu da kendi hesaplarına ters gelen bütün gelişmelere düşmanca tavır almalarının somut bir göstergesidir. Farklı düşünceleri ifade eden Kürt asıllı bile olsalar onlar için fark etmiyor.

O halde, bu topraklar üzerinde kimsenin ameliyat yapmasına milletçe müsaade edilmemelidir. Bu ihanet tablosu 30 bin masum can, 20 bin yaralı ve milyarca doların zayi olmasına sebep olmuştur.

Bütün dünya biliyor ki yüce milletimizin sabrı bir taşarsa önünde hiçbir güç duramaz, yok olur gider.

Allah (CC) millet ve memleketimizi her türlü iç ve dış tehlikelerden korusun. Yüce milletimizin kutsallarına tuzak kuranların tuzaklarını kendi başlarına makûs eylesin. Birlik ve beraberliğimizi ilelebet daim eylesin. Memleket ve milletimizi yüceltsin.

Bu duygu ve düşüncelerle Allah’a emanet olun.


FİKRET UÇAR – 13.03.2011 Pazar
fikrethoca61@hotmail.com